5 Temmuz 2008 Cumartesi

İran nasıl şeker kullanmaya başladı ?



Dünyada Türkler gibi öz kültürünü kaybetmemiş, yüzyıllar boyu yaşamış olan İran-Fars kültürü içinde uzun zamanlardır var olmayan ve reddilen ve kendilerince dile getirilen 'Gavurun Malı, Gavurun İcadı' diye adlandırılan, kendisinin kültüründen olmayan ve işine gelmeyince benimsemediği şeyleri anında reddebilen 'kabuğu içindeki zihniyet' ülkeye 'Gavurun Malı' küp şeker gelince nasıl davrandı benimsedi biliyormusunuz ? Bilmiyorsanız buyrun: İran gelişmekte olduğu dönemde (daha doğrusu geriye doğru gitmediği zamandan önce) İngilizler tarafından benimsetilmeye çalışılan daha doğrusu bu 'geniş pazar ve nüfusa' kullandırılmaya çalışan küp şekerin kullanımında pek ikna edici olamadı.

İran halkı çayı 'kuru üzüm ve kuru dut' ile tüketirken Mollalar ile pazarlığa oturan İngilizler Kâr üzerinden %25 paya onları razı ederek anlaşmaya varıldı ve tüm namazlardan sonra cemaat ile konuşularak şeker kullanımı yönünde teşvik edildi. 2 senede İngilizler 'çok nüfuslu' bu ülkeden kazanacaklarını kazandılar ve sonucunda da artık 'benimsetebildiklerini' düşündükleri için de artık Mollalara para vermeyi kestiler....


Halk üzerinde o dönemde büyük nüfuz sahibi olan 'molla' kesimi (ki günümüz İranında'da) bu kez karşı fetvalar ile İngiliz şekerleri için şu cümleleri kurdular:
-'Gavurun malı yüzünden sarsıntılar oluyor.'
-'Gavur bizi öz kültürümüzden kopardı.'
-'Gavurun malı haramdır.' gibi...
Bu olaylardan sonra ziyan edilerek yollara dökülen şekerler çeşitli böceklenmeler de yaparak salgın hastalıklara da neden olmaya başladı.
Diğer bir yanda ise 'büyük pazarı' elinden kaçıran İngiltere Mollalar ile yeniden anlaşmak için masaya oturduğunda bu kez zararda olan taraftı çünkü %25 kâr artık %50 olmuştu.

Son evrede ise verilen yeni fetvalarda kötülenen İngiliz, gavur malı şekerini halka benimsetme işi tekrar nasıl olacaktı. Mollalar buna da çözüm bularak, fetvalarda şöyle konuştular:
-'Biz size şekeri yollara döküp ziyan edin demedik. O da Allahın nimetidir. Gavur bile icat etse bu davranış yanlıştır. Artık herkes gavur icadı şekeri çaya batıracak böylece güsul abdesti aldıracak, ondan sonra kullanarak çayını içecek. Esas budur.'

Ve bugün bile çay bu esasa uygun olarak İran'da tüketilmektedir. Genel kültür olarakta sayılabilecek bir bilgi olduğu gibi, cehaletin, karanlığın, koyun olmanın kötü yanını bu olay gözler önüe bir kez daha sermektedir.....


Gökmen Kaya

1 yorum:

Pnarist dedi ki...

Bu hikayeyi biliyorum ve çoğu arkadaş ortamında hatta yolda yürürken bile aklıma gelip anlatmışlığım vardır.Çok keyif alırım.Paylaşmış olman ve rastlamak daha güzel oldu :)