22 Şubat 2009 Pazar

Atam'a Mektup -2-


Bir resmini gördüm Atatürk'ümün. El sallıyor, eli yakın, yüzü karanlık... Sanki diğer kolundan çekip götürüyorlar. O, giderken son kez el sallıyor sanki.
Sanırım, yangın çıkmış cennette, cennetin güneşi sönmüş, cennette deprem olmuş sanki, sanki cennetti işgal etmiş karanlıklar... Onu çağırıyorlar cennete... Herşeyi, ama herşeyi yoluna koyabilecek kudreti var onun, O, zaten ''izinli'' olarak gelmişti dünyaya... Barışını sağladı, ve öğreteceğini öğrettikten sonra geri dönüyor evine sanki... İkinci evinden, ilk evine... O yüzden, hafif gülümsüyor gibi... Belki de bana öyle geliyor.
Ama el sallıyor işte, ''Yorulsanız da beni takip edeceksiniz'' diyor giderken. Önce ateş mavisi gözlerine, yüzünün keskin hatlarına, sonra parmak uçlarına bakıyorum havadaki elinin. Kayboluyor sonra Ata'm.
Bir aydınlıktan, bir aydınlığa gidiyor. Gözlerim kamaşıyor, yetişmiyor, yetişemiyor. O 11 Kasım'ın sabahı, ağlayan anneler görüyorum. Yaşlılar ''oğlum'' diye ağıt yakıyorlar, askerler ağlasalar da, kıpırdamadan duruyorlar yerlerinde, bir çocuk babasının kucağında anlam vermeye çalışırken olanlara, ilk defa kalabalık görüyor o kadar fazla, gazete satan akranları ağlayarak koşuyorlar arnavut kaldırımlarda... Çocuklar bırakıyorlar ellerini annelerinin... Güneşi tutarak sesleniyorlar başı önünde, sessizce bekleyen insanlara... ''Söz'' diyorlar hep bir ağızdan:

Kollarımız yorulsa da güneşi tutup cennetine çevirip seni ısıtmaktan,
Kanasa da avuçlarımız yanıklarımızdan,
Kadını erkeğe eşit tutacağız, okullarını muhafaza edeceğiz,
Enstitüler çalışacak gece gündüz,
Efendi köylü, millet bahtiyar olacak...
Bizim de emelimiz olacak rahat uyuması ülkemizde herkesin.
Cumhuriyetçi öğretmenlerimiz,
Başarıya aç gençlerimiz olacak her daim.
Gün gelip sürülsek de kendi vatanımızdan,
Gözlüklerimiz, ve okuyacağımız kitaplar olacak çantalarımızda..
İzmir'de yeniden doğacak güneşler...
Biz geleceğiz peşinden Atam, biz..!
Biz ki, Mustafalar... Kemaller...


Sonrasında ise, teslim ettiğin ''Cennet'ten'' geriye bizler geleceğiz cennetine... Cennette herşey güzel olacak. Güneş doğmuş, cennet işgalden kurturulmuş, depremler durmuş, kimsenin birbiri hakkında kötü düşünmediği, sıcacık yere, cennetine geleceğiz Atam... Ve, o gün babalarımızın kucağından inip el ele verdiğimiz günden kalma güneş parçalarını çıkartacağız cebimizden.... Işığımızı, cennetten dünyaya tutacağız, nesiller böyle devam edecek...

Sen, bizimle hep gurur duyacaksın... Oğlun, Gökmen...




Gökmen Kaya

3 yorum:

_zAhİr_ dedi ki...

Birkaç evlat daha...Birkaç tanemiz bile yeteceğiz...Ah çıksa bir kez sesimiz!

clementine dedi ki...

seni bu devletin başına geciriorum. hayırlı olsun:) :P

Aylin Zeynep dedi ki...

Çok güzel yazmışsın,bende imzamı atmak isterim,keşke herşey yıllar öncekine dönse,son dönemlerimizi yaşanmamış saymak isterim.