2 Nisan 2009 Perşembe

Kimsesiz Çocuklar Ziyareti

En kutsalı sayarsın bazen paylaşmayı...
Yüzün güler, sesin gürleşir, kablin kanatlanır...
Ya ekmek bölersin, ya da aynı anda uzanırsın aynı daldaki aynı meyveye...
Bir şekilde gülersin ama paylaşınca...
Bu değişkenlik içinde; yalnızca "bir tek şeyin" paylaşıldığında bıraktığı gülümsemeyi unutmazsın,
"Umut'tur" o..!
Gökyüzünde yıldızlar varken kaldırmak çenesinden arkadaşının başını,
Güneş çıkana kadar da bırakmamak düşmemesi için...
Hava aydınlıkken gözlerini kapadığında hissettiğin mavi,
Gece yarısı varlığına emin olduğun kutup yıldızı gibidir o...
Yüreklendirir, ayağa kaldırır...
Bazen işkenceyi uzatsa da, çok az olsa bile sıcak tutar seni...
Özellikle şikayet edip korktuğunda gelecekten indirdiğin başını kaldırandır o...
Kendini dinlediğinde kalp atışn gibi duyabildiğin olmalıdır...
Lazımdır,
Umut'tur o!

Gökmen Kaya



İşte biz tam bunu paylaştık genç arkadaşlarımızla. Yanlarına gittik, selamlaştık, konuştuk... Şekerimiz çikolatamız yoktu ama renk renk balonlar şişirdik onlara... Biz açıkçası bişeyler öğrenmeye gittik yanlarına... Hepimizin hayatının ihtiyacı olan şeyi karşıladık bir nevi, hepimiz hayata bir çocuğun gözünden bakmayı istiyor, çocuk olmak istiyorduk ama kimse birbirine söyleyemiyordu bunu.
Hem o yaşlarda hem de daha sonra sürekli büyük olduğumuzu ispat etmeye çalışıyorduk birbirimize. Hayat ile kavgaya düşmeden önce gerçekten istediğimiz şeydi bu. Ama biz de sıkıldık çocuklar... Hayatı yüksek perdelerde yaşayıp boyumuzun herşeye yetebileceği günleri hayal ederken bulduk kendimizi en yüksekte... Şimdi ise çok sıkıldık çocuklar. Kısacası bu size bir minnet yazısı olmalı...

ADK olarak Okmeydanı Kimsesiz Çocuklar Yuvası'nı ziyaret ettik. Binaya yaklaştıkça hepimizin birbirine söyleyemediği ama inkar de etmediği tuhaf bir duygu uyandı her bimizin içinde. Bahçede sağa sola koşan çocukların durgunlaştığı bir an oldu içeri girişimiz. Tüm arkadaşlar sanki bir el gibi tokalaştık, omuz gibi gibi yastık olduk, güçlü kollar gibi sarıldık. Çocukken kahramanlar seçerdik, şimdi çocuklardan kahramanlar yarattık kendimize. "Dayanışma"nın nesli tükenen bir eylem olmadığının ispatı idi davranışlarımız ve davranışlarımızın dönen karşılıkları.

Ve "özel" hissettik biz. Kimilerimizi idol edinecek kadar sevdiler. Ve cevaplanmayan yüzlerce soruları vardı onların. Onların bu sorulara aradıkları acele ve doğru cevapları vardı. Çok kısa sürede çok şeyi birbirimize anlatacak kadar vakit bulduk "çekingenlik" duvarını aştıktan sonra karşılıklı olarak. Kimimiz top oynadı bahçede onlarla, kimimiz saç ördü, kimimiz derslerine yardım etti, kimimiz resim yapmalarına.
Dediğimiz gibi; "Dayanışma"nın nesli tükenen bir eylem olmadığının ispatı idi davranışlarımız ve davranışlarımızın dönen karşılıkları.

Ve samimiydik karşılıklı olarak. "Yine gelin" derlerken, parmak uçlarına çıkıp yanaklarımızdan öperken, gözlerinde iyilikten ve samimiyetten başka bişey görmedik.
Aynı samimiyet ile söz verdik "geleceğiz" diye.

Kısacası çok güzeldi herşey. Bir "arkadaşın" verdiği eksiklikten kaç kat daha zordur "annenin" veya "babanın" belki bir çoğumuz bilmiyoruz. Çoğumuz bir arkadaşa ihtiyaç duyarken yalnızken, ve bunun bile ekskliğini iliklerimize kadar üşüyerek hissediyorsak eğer, bir annenin veya bir babanın bıraktığı boşluk ne derece büyük olur belki bir çoğumuz bilmiyoruz. Birşeyden eminiz sadece; bilmediğimiz çok şey var ve karşılıklı öğreneceğimiz...

Yaşamak olsun, yalnızlık olsun, resim yapmak olsun, ip atlamak, saç örebilmeyi öğrenebilmek olsun...

Ne olursa olsun; paylaşacak çok şeyimiz var, bir de ispat etmemiz gereken birşey var; "Dayanışma"nın nesli tükenen bir eylem olmadığının ispatı idi davranışlarımız ve davranışlarımızın dönen karşılıkları.

Gökmen Kaya

*ADK dergisine haber olacak şekilde...

2 yorum:

HaYaL MeYaL dedi ki...

Okmeydanında oturuyorum ve çoğunlukla önünden geçiyorum, hatta sölediğin yere çok da yakınım diyebilirm, yazıyı okumadan önce gitmeyi planlamadığım bi yerdi, okuduktan sonra da gitmeyi düşündüğüm yer halini aldı..Canım düşününce bile acırken; gidip görünce oturu ağlaarım heralde. Çocuklara karşı aşırı duyarlılığım var maalesef :(

Dayanışmanın nesli cidden tükendi gibi bişey :(

clementine dedi ki...

nerelerdesin bööö