20 Aralık 2009 Pazar

Yağmur hüzün verir, kadehin yoksa daha da üzer..

Öylece duran ışıklarına bakıyorsanız şehrinizin. Boğaz'a başınızı her çevirdiğinizde bişeyler içinizde çırpınıyor, olmadık anlamlar yüklüyorsanız bir köprüye... Olmadık bir şarkı varsa dilinizde. Çevrenizde yağmurdan kaçan onlarca insan, şemsiyeler önünüzde hızlanıyor, insanları gözünüzün önünden yok ediyorsa... Rakı içmek istiyorsanız yürürken bir yandan... Eski bir mezenin tadını hatırlıyorsanız durp dururken. Güzel geçen bir anınıza dönüp o an içinde kayboluyorsanız... Sezen Aksu artık hüzün vermiyor, ağlatıyorsa, bişeyler terstir hayatınızda..

Bugün yağmura yakalandığımdan mıdır bilmiyorum ama, aynen bunlar oldu. Ama nedir ters olan bilmiyorum. Biz hüznü hep ters algıladık... Üzülünce herşey kötü sanki.. Öğrendik, belki ondan öyleyiz bugün.

Oturdum bir banka, hızlı hızlı yürüyen insanlara, koşanlara, paçalarını kaldıranlara baktım...
Müzik dinledim.

Dikkat ettim sonra, sanki gökyüzü ağlıyordu.
Sıradan yağmurlardan çok, ağlaan bulutların sitemleri üzerime çöktü sanki.
Keşke bir kadehim olsaydı. Keşke onu bulutların gözyaşlarıyla doldurabilseydim... Kadeh kaldırsaydım şehrime, Boğaz'ıma, köprüme, denizime, içimdeki hüzne...
Olmadı.

Başka yağmurlara erteledik kendimizi. Ortak üzüntümüzü... Daha doğrusu kötü sandığımız o şeyi.

Erteledik.
Er-te-le-dik. O kadar.

3 yorum:

öykü dedi ki...

Şiir gıbı yagmuru anlatan
ozellıkle bu satırların cok guzel
*
Keske bı kadehım olsaydı
Keske onu bulutların gozyaslarıyle doldursaydım
kadeh kaldırsaydım şehrıme..
*
gercekten cok guzel.

Gökmen Kaya dedi ki...

Teşekkür ederim öykü...

Teveccühüne sevindim.

sevgiler...

peri tozu dedi ki...

bi kadehi boğaza bir kadehi karşıyaka için doldursun gökyüzünün gözyaşları....