
İçeride, daha afyonu patlamamış olan idare memuru , bir deftere söylene söylene bağış yapanın adını ve miktarını yazıyordu...
"Kahveci Ali, 100 kuruş, Eskici Yusuf, 50 kuruş, Hallaç Asım, 75 kuruş, Bakkal Adem, 200 kuruş..."
Sırada, küçük, cılız bir oğlan vardı. Bir önceki bağışçının çocuğu sanan memur, öfkeyle, çocuğa yürüyüp yol vermesini için işaret etti. Çocuk yürümedi. Büyük bir ciddiyetle bütün servetini masanın üzerine bıraktı.
"Hasan! 5 kuruş"
Suratsız idare memurunun gözleri doldu. Ağladığını göstermemek için yüzünü, kocaman mendilin arkasına sakladı...
(Şu Çılgın Türkler - Turgut Özakman, Sf. 47)
- İşte Cumhuriyet, böyle kazanıldı. En büyük bayramımız, Cumhuriyet Bayramı, kutlu olsun!
(Turgut Özakman'ı da rahmetle, sevgiyle anıyorum...)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder